1 Haziran 2026 Pazartesi

KIRIK YUMURTA

İstanbul'da yaşayan Kayserili bir ailenin küçük çocuğu mahalle bakkalına yumurta almaya gitmiş ;

— "Yumurtanın tanesi kaç kuruş amca? diye sormuş

Bakkal:

— "Tanesi 30 kuruş, ama şurada 6 tane kırık yumurta var, onların tanesini 10 kuruştan veririm" demiş.

Çocuk sakince bakkala;

— "O zaman zahmet olmazsa bana oradan 4 tane daha yumurta kır! demiş.

TAKSİMETREYİ KAPAT

          

Kayserili bir yolcu İstanbul'da taksiye binmiş. Araç Bağlarbaşı'ndan Üsküdar'a aşağı inerken freni patlamış. Şoför büyük bir panikle direksiyona yapışarak:

— "Beyefendi yandık, durduramıyorum! Fren patladı! Sıkı tutun" diye bağırmış.

Kayserili yolcu  şoföre seslenmiş:

— "O zaman taksimetreyi kapat bari, boşuna yazmasın!" 

 

11 Mayıs 2026 Pazartesi

DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN

Nasreddin Hoca zaman zaman pazarda yumurta satar. Yumurtayı satar satmasına da, dokuzunu bir akçeye alırken; onunu aynı fiyata satar. Herkes bu alışverişten Hoca’nın kazancının ne olduğunu merak eder ve;

- “Yahu Hocam, iyi hoş da sen bu alışverişten ne kazanıyorsun, zararına bu iş yapılır mı?” deyince 

Hoca; 

-“Ne yapalım dostlar, ziyan da faydadandır, yeter ki dostlar alışverişte görsünler.” der

ÖLÇÜ BOZULACAK

Günün birinde pazara gidecek olan Hoca’ya hanımı; 

-“Hoca Efendi, bana pazardan bir elbiselik alıver.” deyince 

Hoca da; 

-“Hanım, ne kadar olsun?” diye sorar. 

Hanım kollarını açınca, Hoca Efendi de kendi kollarını açarak bir uzunluk belirler ve pazara doğru koşmaya başlar. O sırada Hoca’nın karşısından bir tanıdığı gelince 

Hoca; 

-“Arkadaş, çekil yolumdan, yoksa bizim ölçü bozulacak.” deyiverir.

2 Nisan 2026 Perşembe

AT NALI


Camide vaaz vermekte olan Hoca'ya:

- "Hocam, at nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi?" diye sormuşlar.

Hoca:

- "Zannetmiyorum. O nallardan her atta dört tane var, ama bütün gün kamçı yiyip duruyor." demiş

HOCANIN ATIŞI

 

Nasreddin Hoca bir gün ok atma yarışına girmiş. İlk atışı karavanaymış, ama hiç bozuntuya vermeden:

— "Bu, bizim subaşının atışıdır." demiş.

İkinci atışı da boşa gidince:

— "Bu da, bizim kadı efendinin atışıydı." diye eklemiş.

Üçüncü atışında tesadüfen tam isabet kaydedince göğsünü kabartmış:

— " Bak İşte bu da Nasreddin Hoca'nın atışı" demiş.

5 Mart 2026 Perşembe

DURALİ

Köylünün biri oğlunu şehirden evermiş. Oğlan bir süre sonra şehre göçmüş. Kendine göre iş bulup çalışıyormuş. Bu arada bir de erkek çocuğu olmuş. Adam hem pazardan masrafını almak hem de torununu görmek için şehre gitmiş. Tabi gelirken heybesini hediyelerle doldurmuş. Her ne yaptıysa gelinine yaranamamış.

 Şehre indiğinde doğruca oğlunun evine gitmiş. Daha eve girerken gelininin memnun olmadığı belli oluyormuş. Odaya geçmişler. Adam torununu kucağına alıp okşarken bir ara gelin:

- "Oğlumun dedesi geldi, gelmeden gidesi geldi," demiş.

Adam çok içlenmiş, öfkelenmiş ama sezdirmemeye çalışmış. O da:

- "Dedesinin adı Durali, bugünde buralı, yarında buralı demiş.”