16 Ekim 2009 Cuma

Altınlar

Temel'in küçcük takası, on kişilik tayfasıyla Karadeniz'in engin sularında yol almaktadır. Temel tayfalarını yanına çağırır. Onlara şöyle der:

-"Uyy uşaklar, ha purada pi teneke altinumuz olsa idu ne ederduk?"

Uşaklar:

-"Uyyy paylaşirduk onlari..."

Temel öneriyi kabul eder ve altınları paylaştırmaya başlar:

-"Uyy, on peş altin bağa, pi altin size, on peş altın bağa, pi altin size."

Tayfalar buna itiraz ederler ve aralarında müthiş bir kavga başlar. Kıyasıya dövüşürler. Neden sonra Rize'ye geldiklerinde durumu mahkemeye intikal ettirirler. Mahkemede yargıç olayı anlattırır. Hem Temel, hem de tayfaları olduğu gibi olayı anlatırlar.

Bunun üzerine yargıç:

-"Peki getirin altınları," dediğinde, hepsi bir ağızdan:

-"Uyy haçim bey, pizum altinumuz falan yok, olacağinu farz edeyduk."

Mars’ta Hayat Yok

Temel, Mars'a gidecek ilk astronottur. 10 milyar dolarlık muhteşem bir uzay gemisi ile giden Temel’den dönüşe dek haber alınamayacaktır. 10 yıl sonra geri döndügünde flaşlar patlar herkes merakla etrafını sarar:

-“ Temel, Marsta hayat var mı???”

Temel omuzlarını silker:

- “Yok …”

Bilim adamları, basın ve tüm dünya hayal kırıklığı içindedir. Temel’i uçağa bindirip Trabzona uğurlarlar. Akşam evinde ailesi ile kendi dönüşünü seyreden Temel’in oğlu sorar:

-“Baba hakkaten hayat yok muydu acaba?”

Temel yine omuzlarını silker:

-“Haçan saat 11 dedin miydu butün tükkanlar kapanii! Sen puna hayat mi diisin?”

Sütcü

Temel'in bir oğlu olmuş. Çocuk konuşmaya başlamış. Fakat kimin ismini söylüyorsa ertesi gün o ölüyormuş.

Bir gün anneanne demiş, kadıncağız ertesi gün ölmüş, dede demiş dedesi ölmüş, anne demiş annesi ölmüş. Baba demesini öğrenecek diye Temel çok korkuyormuş.

Zaman gelmiş bir gün de çocuk baba demesini öğrenmiş ve baba demiş.

Temel:

- "Ula şimdide peni puldi," derken,

Ertesi gün mahallenin sütçüsü ölmüş.

İslamın Şartı

Temel ile Dursun birlikte askerlik yapmışlar. Komutanı Temel'i çok sevmiş. Ona birgün;

- "İslamın şartı kaçtır."diye sormuş.

Temel:

- "40`tır."demiş.

Komutanı:

- "Hiç olurmu ?" diyerek Temel'e bir tokat atmış.

Temel'in burnu kanamaya başlamış, lavaboya giderken Dursunla karşılaşmış.

Dursun:

-"Ne oldi boyle?" diye sormuş.

Temel olayı anlatmış. Dursun;

- "Demel sen şimdi cit komutanin elinu op, haçan aklima celdu 5 tur de." demiş.

Temel şu cevabı vermiş;

-" Ula uşağım, adam 40`ı kabul etmedi 5`e iner mu hiç?

Bir Kariyi Vuramadilar

Temel,tesadüfen İngiltere kraliçesi Elizabeth'in İstanbul'u ziyaret ettiği gün İstanbula gelmiş. Kraliçenin şerefine belirli aralıklarla top ateşi yapılıyormuş. Merak edip sormuş:

-"Hemşerum ha bu patlamada da neyin nesi?" diye.

Kraliçe Elizabeth'in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış.

Aradan yarım saat geçmiş ve top atışları yeniden duyulmuş.

Temel bu defa bir başkasına sormuş:

-"Hemşerum bu patlama da neyin nesi?"

Ayni cevabı alınca söylenmiş:

-"Ula pir kariyi furamadilar be!"

Bakmak

Dilbilgisi dersinde Karadenizli öğretmen, Erzurumlu öğrencisini
sözlüye kaldırıp sormuş :

-“Pakmak fiilinin çekiminu yap pakalum.”

Erzurumlu öğrenci hemen atılır :

-“Bahiram, bahirsan, bahir... “

Öğretmen öğrencisinin bu cevabı karşısında :

-“Uy diluni eşekarisu soksun daa. Öyle mi tiyılır? Onun aslu pöyledur :”

-“Pakayrum, pakaysun, pakay...”

Sıkıntı

Temel İngiltere'ye gitmişti. Dönüşünde arkadaşları Temel'e:

- "Ula İnciluzca pilmezdin ha orada çok sıkıntı çektin mi?"

Temel:

- "Hayır, sıkıntıyı asıl İnciluzlar çekti."