5 Kasım 2009 Perşembe

Sigara

Parkta aynı bankta birlikte otururken Temel bir sigara yakar, yanındaki yabancı adam dumandan rahatsız olur. Döner Temel'e:

— "Kaç yıldır sigara içiyorsun?"

— "30 yıl."

Adam başlar nasihate:

— "Bak 30 yılda sigaraya verdiğin parayı biriktirseydin şu karşıdaki lüks villa ve önünde duran son model araba senin olabilirdi."

Temel döner adama :

— "Sen sigara içiy musun?"

— "Ben hiç sigara içmedim."

Temel yineler:

— "Peçi şu villa ve lüks araba senin mu?"

— "Hayır!"

Temel ekler:

— "Fazla konuşma o zaman! Onlar penum."

Kürk

Temel, Cemal’e:

—"Fadime’nin kürke alerjisi var."

—"Nerden pileysun?"

—"Ne zaman kürk giymiş pi avrat cörse hastalanayı."

Ne Yüzle

Temel'in telefonu çalar, telefona bakan Fadime, kısa bir görüşmeden sonra telefonu kapatıp Temel'e seslenir:

—" Ula Cemal''in karusı ölmiştür da! Seni cenazeye çağrıyi."

Üzüntüsü yüzüne yansıyan Temel;

— "Pu sefer citmecem fadüme."

—"Olir mu Demelum? O senin en iyi arkadaşındur da."

Temel biraz düşünür:

—"Fadimem, adam, üçüncü kez karısinun cenazesune çağrıyi, pen onu bir kez pile davet edemedum. Ne yüzle cenazeye cideyrum da!"

Dünden

Bir gün Temel Dursun'u bıçaklayıp öldürmüş sonra da mahkemeye çıkmış.Hakim elinde suç aleti olan bıçağı göstermiş;

-" Bunu tanıyor musun?"

- "Tanimayurum."

Sonra bir daha sormuş;

- "Tanıyor musun?"

- "Tanimayurum da!"

Neyse Temel suç aletini tanımayınca hakim mahkemeyi ertesi güne ertelemiş.

Ertesi gün hakim yine sormuş;

- "Bunu tanıyor musun?"

- "Tanirum haçim bey!"

Hakim rahatlar gibi olmuş "tamam bu iş " diye iç geçirerek;

-"Nerden tanıyorsun bakalım?"

Temel;

- "Dun costerdun ya haçim bey!"

Postacı

Falcı kadın, Fadime’nin avucuna bir süre baktıktan sonra konuşmaya başlar:

-" Bak kızım, sevgilini çok seviyorsun. Fakat onu kaybetmek istemiyorsan kendisini adım adım takip etmelisin!"

Fadime, ne yapacağını şaşırır, mırıldanır:

-" Uyy haçan pen ne yapacağim şimdu? Çok fena! Ula penum nişanlum postaci."

Lazmısın?

Temel hışımla içeri.girer:

- "Haçan bana Kara Lahana ver!"

Adam şaşırır:

- "Sen laz mısın?"

Temelin tepesi atar ve arka arkaya sıralar:

- "Sen şimdi ba. gurbağa pacağı istesem sen Fransız misın diye mi soracaysun?"

- "Ula pizza istesem İtalyan miyum diye soracay misun?"

Adam sakin:

- "Yooooo."

Temel önceki dediklerini zekice bulur, sürdürür:

-" Sosisli istesem Alman misun diyeceydun?"

- "Taco istesem Meksikalı misun diye soracayisun?

Adam güler:

- "Hayır!"

Temel fırçaya devam eder:

- "Danimarka salamı istesem Danimarkalı mı diyeceysun?"

- "Suşi var mı diye sorsam Japon misun diye soracaymisun?"

Adam artık sıkılır:

- "Yok yahu niye sorayım ki?"

Temel bağırır:

- "Peçi hayvan herif, niye kara lahana isteyrum diye Laz misun diye soraysun o zaman?"

Adam sakince yanıtlar:

-"Beyefendi, burası Teknosa!"

Niçun

Karadeniz'in doğusunda siyasi başarısından emin "politikacı" bir grup halkın nabzını tutarken, bir köy kahvesinde toplanan kalabalıktan bir yaşlı emice:"poliikacılara":

— "Uşşağum de pakayim baa, siz hiç içki içer misinuz?"

— "Yok dede, biz içkiyi ağzımıza bile sürmeyiz, günahtır."

— "Sigaraniz var midur?"

— "Dede biz sigaraya karşıyız, her yerlerde yasakladık bile."

— "Peki, kumarinuz var midur?"

— "Yok dede. O günahtır, biz olduğumuz sürece memlekette kumar oynanmaz."

— "Kari kiz işleriyle araniz nasildur?"

— "Dede hiç olur mu, o da örf adetlerimize aykırıdır. Sümme haşa. Biz harama uçkur çözmeyiz, yan bile bakmayız."

Amca durmuş biraz düşünmüş.. Sonra da biraz merak, biraz da bıyık altından bir gülümsemeyle:

-" Peki la' uşşağum, sizin hiç masrafinuz yoktir madem.. Neden pu kadar çalaysinuz? "