25 Haziran 2013 Salı

ÖLİR

Dadaş, askerden dönmüş ve belediyede cenaze arabası şoförü olarak işe başlamış, bir gün görevden dönerken caddede yavuklusunu görerek kaldırıma yaklaşmış;

- "Gız gel seni gezdireyim!” diye seslenmiş.

 Hanım kız, cenaze arabasıyla gezintiyi pek de hoş karşılamayarak;

-“Gözü kör olacak, beni bununla mı gezdireceksin?" diye çıkışmış

 Dadaş;

-"Gız sen bunu beğenmedin mi? İnsanlar buna binmek için öliller ölir!” diye cevap vermiş.

MUZİP DADAŞIN ”YABANCI DİL” BİLGİSİ



Erzurum’da bir işyerine‘’İngilizce bilen‘’ ağır vasıta şoförü aranmaktadır. Hazır cevap ve muzip bir Dadaş müracaat eder kendisine sorarlar:

- "Ehliyetin var mı" ?

- "Buyurun." der ve ehliyetini uzatır.

- "Peki İngilizce biliyor musun ?"

Dadaş hiç düşünmeden cevabı yapıştırır:

- "Ağabeği,ondan kolay ne var, onlar diyor ki andırsitend? biz diyoruz ki annir misan ?

25 Mayıs 2013 Cumartesi

KEVSER

İmam Hatip Lisesinde denetleme yapan bir müfettiş sınıfa girer. Ders Kur'an-ı Kerimdir. Bir öğrenciyi kaldırarak ismini sorar. Öğrenci:

- "Fatih" diye cevap verir.

Müfettiş:

- "Peki öyleyse yavrum, Fatiha suresini oku bakalım."der. 

Çocuk sureyi okur. Sıra başka bir öğrenciye gelmiştir. Müfettiş yine sorar:

- "İsmin ne çocuğum?"

Çocuk cevap verir:

- "Yasin ama, arkadaşlar bana Kevser derler efendim."  

14 Nisan 2013 Pazar

SİGORTA


İngiliz Büyükelçisi, eski bir Türk evinin dış duvarına asılan “Ya Hafiz” (Muhafaza Eden Rabbimiz) levhasını görünce Keçecizade Fuad Paşaya bunun ne olduğunu sormuş.

Fuad Paşa İngiliz’in tam anlayacağı dille cevap vermiş.

- "O gördüğünüz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhasıdır."

22 Mart 2013 Cuma

KARDEŞ


Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:

-Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?

Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:

-İkimiz de Hazreti Adem’in çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.

Sultan Fatih:

-Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.

HANGİ BORÇ


III. Mustafa’nın veziri Koca Ragıp Paşa’nın konağında bir Ramazan günü oruç üzerine sohbet yapılıyordu. Ragıp Paşa, orada bulunanlardan Şair Haşmet’e:

- Haşmet! Senin de borcun var mı? diye sorunca, 

Haşmet:

- Evet efendim! diye cevap verdi. Mahalle bakkalına bin kuruş, kasaba beş yüz kuruş.

Ragıp Paşa gülerek:

- Onu sormuyorum yahu, dedi. Oruç borcun var mı, sen onu söyle.

Şair Haşmet şu cevabı verdi:

- Paşam, oruç borcunu Allah sorar. Sizin soracağınız, kul borcudur.

20 Şubat 2013 Çarşamba

DERYADAYIM



Sultan VI Murat devrinde Bekri Mustafa, meyhaneden zilzurna sarhoş çıkmıştı. Devriyeler peşine takılıp kendisini kovalamaya başladılar. Kurtulamayacağını anlayan Bekri Mustafa, kendini kaldırıp havuza attı. Devriyeler havuzun kenarına gelip:

-“Haydi çık oradan” dediklerinde 

Bekri Mustafa;

-“Ben deryadayım. Bana Kaptanpaşa karışır” diye cevap verdi.