27 Şubat 2014 Perşembe

RUSÇA KURSU



Temel ile Fadime rusça dil kursuna yazılmışlar, Bunu öğrenen meraklılar sormuşlar:

-"Ula Temel, niçun inciluzce kursina deyilde rusca kursuna gidiysun da!"

-"Bir rus bebek evlat edindukda, uşak konuşmaya başlayinca nasil anlaşacağuz da!"

22 Ocak 2014 Çarşamba

GÜL

Yeni evlenen gelinle, kaynanası karşı karşıya oturmuşlar, birbirlerini tanımak ve güçlerini ölçmek amacındalar.

Kaynana;

-" Kızım sen daha yenisin, birbirimizin huyunu suyunu oturup konuşalım. Böylece birbirimizi daha iyi tanırız". diyerek lafa girmiş ve " benim üç halim vardır, dikkat et. Saçıma gül takmışsam neşeli günümdeyim demektir, her yola gelirim. Kulağımın arkasına gül takmışsam tam havamda değilim demektir. Çok ısrarcı olma. Eğer ki yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma, çok sinirliyim demektir".

Gelin;

-"Anneciğim benim halim falan yoktur. Bacak bacak üstüne atarım, sigaramı yakarım. Sen gülü nerene takarsan tak, ben keyfime bakarım!" diye cevaplamış.

Kıble nerede?

Mahallede yaramaz iki kardeş varmış, ne oluyorsa herkes onlardan biliyormuş. Bir şey kaybolsa cam kırılsa; ne olursa olsun onlar suçlanıyorlarmış. Anneleri mahallenin şikayetine dayanamayarak bir şeyler öğrensinler diye onları camiye imamın yanına götürmüş.

İmam çocukların bilgi seviyesini ölçmek için tek tek yanına çağırmış önce büyüğünü ve sormuş;

-" Oğlum kıble nerede?" demiş.

Çocuk panik içerisinde imamın yanından kaçarak kardeşinin yanına gelmiş. Kardeşi;

-“Abi ne oldu?” diye sorunca.

-" Sus sorma kıble neyse birisi yürütmüş, bizden biliyorlar!" demiş.

25 Aralık 2013 Çarşamba

KÖMÜR KARASI



Süleyman Nazif l.Dünya Harbi sıralarında geçim sıkıntısından kömür alışverişine başlar.Tanıdıklarından biri bunu duyunca yanına gider:

-"Sen yıllarca valilik etmiş yüksek devlet memurluklarında bulunmuş,üstelik memleketin ünlü yazarlarından birisin. Böyle küçük işlerle uğraşmak sana yakışır mı?" der.

Süleyman Nazif dostunun sorusunu şöyle cevaplar:


-"Dostum bu savaştan hiçbirimizin yüz akıyla çıkacağımızı ummuyorum;Hiç olmazsa benimki kömür karası olsun!"

29 Kasım 2013 Cuma

Düşünce Suçundan

1980lerde, siyasi toplantıların yapıldığı bir salonda sürekli bir papağan bulunurmuş. Bu salonda her pazar önce sağ görüşlülerin, sonra sol görüşlerinin toplantısı olurmuş. Papağan sağ görüşlüler geldiğinde  "kahrolsun kominizim", sol görüşlülerin toplantısında ise "yaşasın kominizim diye bağırırmış. 

Bir pazar toplantı saatleri değişivermiş , tabi bundan haberi olmayan papağan mutat sloganlarına devam etmiş ve tepki toplamış. Ceza olarak onu bir tavuğun yanına kapatmışlar. Tavuk gıdaklayarak papağanla alay etmeye başlamış. 

Tavuğun davranışına dayanamayan papağan;

-"Sus be ! ben senin  gibi tavukluktan  değil düşünce suçundan yatıyorum." demiş.

25 Ekim 2013 Cuma

KADIN LAFI İLE

Erzurum'da yolcular uçağa binmişler. Kapılar kapanmış ve hostes:

-"Sayın yolcular! Lütfen kemerlerinizi bağlayınız.” diye anons etmiş.

Kimse bağlamamış. Hostes durumu pilota anlatmış. Pilot, mikrofonu eline almış:

- “Hele dadaşlar, kemerlerinizi bağlayın da havalanah.” diye anons etmiş.

Herkes bir anda kemerlerini bağlamış. Hostesin şaşkınlığını gören ve kendisi de Erzurumlu olan pilot şöyle demiş:

- “Erzurumlu, ganayahli (kadın) lafiyla iş yapmaz.”

Lâ Havle


Sonradan görme Osmanlı Paşası, atlar için arpa alınması gerektiğini söyleyen seyislerine kızar ve her seferinde ‘Lâ Havle’ çekermiş. Bir gün atları dermansızlıktan yığılıp kalınca, hiddetle sormuş.

- "Atlarıma ne oldu?"

Seyis, cevâbı yapıştırmış:

-"Ne olacak efendim, ‘Lâ Havle’ yiye yiye ‘Ve Lâ Kuvvete’ oldular."