3 Nisan 2015 Cuma

MASAL KİTABI

Adamın biri kitap satışı yapılan bir markete giderek tezgahtaki bayanla dalga geçmek için sormuş:

–" Pardon bakarmısınız, “Evin reisi erkektir” isimli kitap sizde var mı acaba?"

– "Maalesef beyefendi, masal kitabı satmıyoruz biz." diye cevaplar satıcı kız.

19 Mart 2015 Perşembe

EŞEK KADI OLMUŞ


Nasrettin Hoca'nın eşeği kaybolmuştu. Ama ne kadar aradıysa da bulamamıştı onu. Aradan aylar geçmişti. Densizliğiyle ün kazanan tanıdıklarından biri:

-"Hocam, demiş,haberin var mı,senin eşek Sivrihisar'a kadı olmuş."
 
Nasrettin Hoca yanıtlamış adamı:

-"Hiç şaşmam. Ben, ders verirken, kulaklarını dikip, öyle bir dikkatle dinliyordu ki. Sonunda adam olacağı belliydi."

O KADAR GEZSE


Nasrettin Hoca'ya dert yanıyorlar: 

-"Yahu Hoca senin karı çok geziyor."

Hoca:

-"Olur mu canım? O kadar çok gezse arada bir bizim eve de uğrar."

YEMESİ KOLAY OLSUN


Timur'un defterdarı hesapta bir yanlışlık yapar. Bunun üzerine Timur o defterdara kağıtları yedirir ve işten kovar. Yerine Nasrettin Hoca'yı alır. Nasrettin Hoca hesapları yufka üzerine yapmaya başlar. Timur, bunu görür ve sebebini sorar. Cevap aynen şöyle olur :

- "Yemesi kolay olsun diye !"

22 Şubat 2015 Pazar

YÜZÜK


Üçüncü Sultan Ahmet kendisine hediye edilen çok kıymetli bir zümrüt yüzüğü, bir gün, divan toplantısında vezirlerine göstererek: 

-"Acaba bundan, daha kıymetli yüzük var mıdır?" diye sordu. 

-"Hayır efendim, sıhhat ve afiyetle takınız. Bundan daha değerli bir şey olamaz,"

cevabını verdikleri halde yalnız sadrazam Nevşehirli İbrahim paşa itiraz etti: 

-"Bundan daha kıymetli bir şey vardır padişahım!"

- "Nedir?"

- "O yüzüğün takıldığı parmak!"

Davetiyede Yazmıyor


İkinci Abdülhamid döneminde Edirne valiliğe ve kumandanlığında bulunan Müşir Arif Paşa Ramazan'da vilayet ve ordu erkanına çok zengin bir iftar düzenlerdi. Yine böyle bir Ramazan akşamı iftar edildikten sonra Paşa davetlilere:

-"Hadi efendiler, dedi namaz kılalım." dedi

 Davetliler arasında bulunan Bektaşi canlardan biri ceketinin cebinden iftar davetiyesini çıkarıp baktıktan ve tekrar cebine soktuktan sonra Paşa'ya sokuldu:

-"Velinimetim, davetiyede yalnız iftar yazılı; namaza dair bir kayıt yok!" diye itiraz etti.

Pay



Doktoru Neyzen’e içkiyi kesin olarak yasaklamıştı ve birgün yolda karşılaştıklarında elindeki içki şişesini görünce kızdı;

- "Ben sana içkiyi yasaklamıştım; sen elinde içki şişesi ile nereye gidiyorsun?

- "Arkadaşıma içki içmeye gidiyorum."

- "O zaman sana ait olan kısmı yere dök ve öyle git."

- "Dökemem benim payım altta duruyor.”"