1 Eylül 2024 Pazar
GÖZÜNÜ KOR EDER
1 Ağustos 2024 Perşembe
SÜNGER ÇEKİYORMUŞ
-"Denize."
-"Hepsi mi?"
-"Evet."
-"Öyleyse deniz neden taşmıyor?"
-"Tabii taşmaz. Denizin dibi sünger dolu. Suyu onlar çekiyor"
AKLINA GELMİYOR
Birinci sınıf öğretmeni öğrencilerden birine sordu:
Üzülerek karşılık verdi çocuk:
-"Harfi tanıyorum ama, adı bir türlü aklıma gelmiyor."
3 Temmuz 2024 Çarşamba
HE
Erzurum’a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlarda bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır. Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
– 'Kardeşim sizin anlattığınız gibi yapiram ama program düzgün çalışmir.'
Teknik servis elemanı sorar:
– 'Nasıl yapıyorsunuz?'
– 'Senin anlattığın gibi'
– 'Hata ne?'
– 'Yazdığım bilgiler gaydetmeme rağmen saklanmir.'
– 'İşlem basamaklarını tek tek anlatın.'
Tamam diyor ve başlıyor anlatmaya…
– 'Programı açiram. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yaziram. Hepsini yazdıktan sonra senin anlattığın gibi kayıt bölümüne basiram. Ekrana bir yazı gelir: 'Kaydetmek ister misiniz?' 'E / H yazısı çıkir.' 'Ben de diyirem He! Ama gaydetmir'
1 Haziran 2024 Cumartesi
OKULA İHTİYACI YOKMUŞ
Kekemenin biri bir gün Beşiktaş'ta kekeme okulunu ararken okulun yerini bulamamış, en yakınındaki bir bakkala girip;
-"KakakakarrdeşHH, bubububurraaalarrrrdaddadadad bbbi kekekemememe okukukukuluuu varmış, nenenenerededede bibibiliyor musususun?" diye sormuş.
Bakkal cevap vermiş:
-"Okulun yerini bilmiyorum ama kardeşim, senin okula hiç ihtiyacın yok! Bence gayet iyi kekeliyorsun!".
KULAKLARINA TAKILIYORMUŞ
- "Kulaklarınızdan ya da burnunuzdan bir şikâyetiniz var mı?"
- "He ya!, demiş Temel; Özellikle fanilamu çikarurken çok zorlanayrum!"
4 Mayıs 2024 Cumartesi
HEVES EDER İDİ
Madam Hayganuş’un kocası Agop ölmüş. Hayganuş çok üzgün. Sevgili kocasının mezarının başında oturmuş ağıt yakıyor. Komşuları, arkadaşları da elleri önlerinde bu dramatik anı saygı içinde sessizce izliyorlar. Hayganuş’un kocası Agop’a yaktığı ağıt herkesin gözlerini yaşartıyor:
-“Ah Agop Efendi ah... Sen ne güzel, ne âlim adam idin... Fransızca bilir idin... İngilizce’yi, Alamanca’yı fevkalade konuşur idin... Sen edebiyattan, fizikten, kimyadan, riyaziyeden çok iyi anlar idin... Şiir bilem yazar idin...”
İzleyenler suskunluk içinde bekliyorlar, ama ölçüyü kaçıran Hayganuş’un Agop’a sıraladığı övgüler bir türlü bitmek bilmiyor. Artık biri dayanamamış ve patlamış:
-“Yahu Madam Hayganuş, amma da büyüttün ha! Agop’u hepimiz tanır idik. Rahmetli hiç de dediğin gibi bir adam değil idi. Mesela, Fransızca filan bilmez idi. Şiir de yazmaz idi. Az biraz okuması, yazması var idi. Hepisi o kadar...”
Madam Hayganuş, komşusunun bu sözlerini duyunca hemen ağlamasını kesmiş ve başını kaldırarak gururlu bir sesle şöyle yanıt vermiş:
-“Olsun... Heves eder idi.”




