21 Eylül 2012 Cuma

DİNDAR KUŞ


Minik kasabanın birinde bir papaz ve kendisi kadar dindar olan erkek papağanı varmış. Sabah akşam kafesinde dua edermiş. Cemaatten bir kadının da dişi papağanı varmış, papazın papağanı ne kadar ahlaklı ise kadının dişi papağanı da o kadar ahlaksızmış. Eve gelen misafirlerin önünde sürekli;

-‘Erkek, bana bir erkek!" diye bağırırmış.

Kadın kuşunun durumunu ve papaza anlatınca, papaz da;

- "Sen getir onu, benim papağanın kafesine koyalım da ahlaklı ve dindar olmayı öğrensin!" demiş.

Kadın alıp kuşunu papaza getirmiş, papaz da kendi kuşunun yanına, kafese sokmuş. Dişi kuşu görünce papazın papağanı başlamış bağırmaya;

-"Ohhh Tanrım şükür dualarımı kabul ettin, bana dişi gönderdin, ohhh!"





12 Ağustos 2012 Pazar

İşim Tek Bir Hoş Geldine Kaldı.

 
Vakti zamanında bir vilayette eşraftan birinin damadı bir bayram günü herkesten evvel el öpmeye gelmiş. Kayın pederinin yanına oturmuş. Fakat eş dost da tebrik için birer birer sökün etmeye başlamış. Her yeni misafir geldikçe misafire;

- "Hoş geldin, şöyle buyur." der.

Damadına da;

- "Sen biraz aşağıya çekil misafir otursun," emrini verirmiş.

İş o hale gelmişki oturacak bir kişilik yer kalmamış. Bunun üzerine damat bir hareket yaparak dışarı çıkmak arzusunu göstermiş. Kayın peder sormuş;

- "Gidiyor musun?"

- "Ne yapalım efendim, işimiz bir hoşgeldine kalmış," demiş.

Suçlu ve Suçsuz


Bir kadı, bir gün şikayetçi ile şikayet edilenlerden hangisinin haklı, hangisinin haksız olduğunu kestirememiş ve her ikisini de falakaya yatırarak bir temiz dayak attıktan sonra:


- "Oh, şimdi vicdanım rahat etti. Çünkü bu suretle hangisi haksızsa elimden kurtulamadı." demiş.

Düğün Müğün

Bir genç evlenecekmiş. Zengin bir arkadaşına gidip bin lira kadar ödünç para istemiş. Arkadaşı bu parayı ne yapacağını sormuş. 

Öteki:

- "Malum ya düğün bu. Elbise melbise, düğün müğün, çalgı malgı..." diye sayarken 

Arkadaşı:


- "Al şu beşyüzü de düğün yap müğün yapma, elbise al melbise alma, çalgıyı getir malgıyı getirme, idare eder gidersin," demiş.

26 Temmuz 2012 Perşembe

KRAL



Kralın biri halkın gerçek düşüncelerini öğrenmek için kılık kıyafetini, degiştirip çarşıda dolaşıyordu. Derken bir bara girdi içkiyi fazla kaçırınca, kıyafet değiştirdiğini unutup, gevezeliğe başladı:

-"Siz ne sanıyorsunuz? Ben kralım, kral.. Koca sarayım var benim... Tacımı bir görseniz... İstersem hepinizi.."

Derken, garson gelmiş ve kralın öünüdeki içki şişesini almış:

-"Yeter be arkadaşım, daha iki kadehte krallığını ilan ettin. Bir tane daha içersen, ya İsa olacaksın, ya da Tanrı".

7 Haziran 2012 Perşembe

AKILLI KÖPEK

Şirin mi şirin bir köpek, ağzında bir torbayla kasap dükkanına girer. Torbayı yere bırakır, kasabın karşısına geçip bekler.

-“Bu da neyin nesi?” der kasap diğer müşterilerine bakarak.

-“Herhalde et alacak” der müşterilerden biri.

Köpek de onaylar:

-“Hav”

-“Nasıl et istiyorsun bakalım, kıyma, kuşbaşı, biftek?”

-“Hav” diye keser köpek kasabın sözünü.

-“Peki ne kadar, bir kilo, iki kilo?”

Tekrar “hav” sesi duyulur. Şaşıran kasap siparişi sarar ve torbaya yerleştirirken, etin parasının da torbada olduğunu görür. Köpek dükkanı terk ederken, kasap meraktan çatlayacağına köpegi takip etmeye karar verir, dükkanı da yardımcısına emanet eder.
Köpek bir kaç sokak ötede bir apartmana girer, ücüncü kata çıkar ve bir kapının önünde durarak pençesiyle kapıya vurmaya başlar. Kapıyı kızgın bir adam açar ve başlar köpeğe bağırmaya. İzlemede olan kasap ortaya çıkar ve adama,

-“Dur bir dakika!” der. “Ne yapıyorsun? Gördüğüm en akıllı köpek bu, ona niye bağırıyorsun?”

Adam

- “Akıllı mı?” der. “Bu hafta üç oldu, anahtarını yanına almayı unutup duruyor.”

6 Haziran 2012 Çarşamba

NE GÖRÜYORSUN



Karı koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.Birkac saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.Adam uyku sersemidir;güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır: 

-"Ne oldu? Ne istiyorsun?"diye sorar.

-"Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle."

Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:

-"Bunun için mi uyandırdın beni?.Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum,ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız."

Karısı tekrar sorar.

-"Peki, bu sana neyi gösteriyor?"

Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:

-"Teolojik olarak Allahin kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzlugunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum.Astronomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum.Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum.Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. Niye sordun bunu bana? Sana neyi gosteriyor?"

-"Herif, herif bırak saçmalamayı!! çadırımızı çalmışlar çadırımızı."