16 Ağustos 2018 Perşembe
NADİR ZAMAN
Dilbilgisi dersinde "Türkçede Zamanlar" konusunu işleyen öğretmen tahtaya kaldırdığı Cengiz'e sordu:
- "Eğer çalışmak eğlencelidir dersem bu hangi zamandır?"
Cengiz düşünmeden cevabı verdi:
- "Nadir rastlanan bir zamandır hocam!"
Papa, Ülkemizi ziyarete gelmiş; karşılamadan ve protokol gereklerinden sonra Bülbül Dağı Meryem Ana Evine götürülmek üzere kendisine tahsis edilen bir araçla yola çıkmıştı. Sakin ve tenha olan yolda Papa araç kullanmaya özenmiş ve şoföre;
– "Evladım, yıllar var ki böyle sessiz bir yolda gitmedim ve de yıllardır araba kullanmadım, arabayı biraz sürebilir miyim? sorusuna Şoför:
– "Tabi Papa hazretleri!" demiş.
Papa şoförü arka koltuğa gönderek hareket etmiş. Ancak bir süre sonra aşırı hız yapınca radara yakalanmış. Durduran polis tam ehliyet isteyecekken Papa'yı tanıyarak;
– "Bir dakika efendim" deyip biraz uzaklaşarak merkezi aramış.
– "Merkez! Merkez! Burada bir arabayı 140 km hızla seyrettiği için durdurdum ama içinde çok önemli biri var ne yapayım?
– "Kes cezayı."
– "Bakın çok önemli biri diyorum!"
– "Ne yani, vali falan mı?"
– "Çok daha önemli!"
– "Bakan mı?"
– "Çok daha önemli!"
– "Kim arkadaş daha önemli olan kim! Söylesene!""
– Valla, tanıyamadım ama şoförü Papa!"
– "Evladım, yıllar var ki böyle sessiz bir yolda gitmedim ve de yıllardır araba kullanmadım, arabayı biraz sürebilir miyim? sorusuna Şoför:
– "Tabi Papa hazretleri!" demiş.
Papa şoförü arka koltuğa gönderek hareket etmiş. Ancak bir süre sonra aşırı hız yapınca radara yakalanmış. Durduran polis tam ehliyet isteyecekken Papa'yı tanıyarak;
– "Bir dakika efendim" deyip biraz uzaklaşarak merkezi aramış.
– "Merkez! Merkez! Burada bir arabayı 140 km hızla seyrettiği için durdurdum ama içinde çok önemli biri var ne yapayım?
– "Kes cezayı."
– "Bakın çok önemli biri diyorum!"
– "Ne yani, vali falan mı?"
– "Çok daha önemli!"
– "Bakan mı?"
– "Çok daha önemli!"
– "Kim arkadaş daha önemli olan kim! Söylesene!""
– Valla, tanıyamadım ama şoförü Papa!"
19 Temmuz 2018 Perşembe
YALNIZLIK
-"Dalmış gitmişsin, kimin kimsen yok mu, yalnızmısın?"
Daldığı alemden ayrılmak zorunda kalan adam:
-"Asıl şimdi yalnız kaldım." diye sinirli bir şekilde cevapladı.
HER ŞEY ALLAHTAN
Bektaşi'nin biri her gün kasabada 'Her şey Allah'tan', 'Her şey Allah'tan' diye mırıldanarak dolaşır dururmuş. Bir gün kasabanın serseri delikanlılarından biri, yine böyle mırıldanarak dolaşmakta olan Bektaşi'ye arkasından sessizce yaklaşmış, ensesine okkalı bir şaplak atmış. Canı fena halde yanan Bektaşi'nin pür hiddet dönüp kendisine ters ters baktığını görünce;
-"Öyle ne bakıyorsun baba erenler demiş, hani her şey Allah'tandı."
-"Tabii demiş Bektaşi, her şey Allah'tan da, ben hangi deyyusu aracı ettiğine bakıyorum."
-"Öyle ne bakıyorsun baba erenler demiş, hani her şey Allah'tandı."
-"Tabii demiş Bektaşi, her şey Allah'tan da, ben hangi deyyusu aracı ettiğine bakıyorum."
4 Temmuz 2018 Çarşamba
AĞLAYAN ANA
Hoca’nın oğullarından biri yakın köylerin birinde çömlekçilik yapıyormuş. Bir gün Hoca yanına gidince:
-“Baba, bütün paramı şu çömleklere yatırdım” demiş. “Hava güneşli olur da zamanında hepsi kurursa zengin olacağım. Ama yağışlı olursa anam ağlayacak!”
Hoca oradan ayrılıp başka bir köyde oturan büyük oğluna uğramış.
Oğlu:
-“Baba, varım yoğum şu tarlada, zamanında rahmet yağarsa zengin oldum gitti. Kuraklık olursa anam ağlayacak” demiş.
Hoca eve canı sıkkın dönmüş.
Karısı:
-“Hayrola efendi, yüzün neden asık” demiş.
-“Benimki bir şey değil” demiş Hoca; “Asıl Sen kendi halini düşün. Yağmur yağsa da yağmasa da ağlayan sen olacaksın”.
-“Baba, bütün paramı şu çömleklere yatırdım” demiş. “Hava güneşli olur da zamanında hepsi kurursa zengin olacağım. Ama yağışlı olursa anam ağlayacak!”
Hoca oradan ayrılıp başka bir köyde oturan büyük oğluna uğramış.
Oğlu:
-“Baba, varım yoğum şu tarlada, zamanında rahmet yağarsa zengin oldum gitti. Kuraklık olursa anam ağlayacak” demiş.
Hoca eve canı sıkkın dönmüş.
Karısı:
-“Hayrola efendi, yüzün neden asık” demiş.
-“Benimki bir şey değil” demiş Hoca; “Asıl Sen kendi halini düşün. Yağmur yağsa da yağmasa da ağlayan sen olacaksın”.
KISKANÇLIK
Afacan Ahmet okuldan eve geldiğinde babası, okulda yeni öğretmeniyle işlerin yolunda gidip gitmediğini sordu.
– "Harika, yalnız seni galiba çok kıskanıyor."
Babası şaşırarak sordu;
– "Kıskanıyor mu, nasıl yani!"
– "Bugün defalarca: Ah çocuk ah, senin baban ben olmalıydım dedi durdu!"
28 Haziran 2018 Perşembe
BÜST
Rusya'da yaşayan Yahudi asıllı biri İsrail’e göçme kararı alıp Rusyadan ayrıldığında yanında Lenin’in büstü vardır. Rus gümrük memuru;
- "Bu nedir?" diye sorar.
Yahudi:
-"Bu nedir sorusu yanlıştır yoldaş! Bu kimdir demeniz gerekirdi! Bu Lenin’dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getirendir. Bende bunu bereketli günlerin anısı diye yanıma aldım.”
Etkilenen Rus görevli söyleyecek söz bulamaz ve;
- "Tamam, geçebilirsiniz!" der.
Tel Aviv havaalanında bu defa İsrail gümrük memuru büstü görür ve sorar:
– "Bu nedir?”
Yahudi:
– Bu nedir? sorusu yanlıştır. Bu kimdir demeniz gerekirdi! Bu Lenin’dir. Bu deli cani yüzünden Rusya’yı terk etmek zorunda kaldım! Yanıma aldım ki her gün ona bakıp bakıp lanet okuyayım!"
Geçmiş yıllarda Rusya'dan kaçmış olan İsrailli görevli:
- "Tamam, geçebilirsiniz! Hoş geldiniz!" der.
Adam akrabaları tarafından kendisi için tutulan eve yerleşir, büstü büfenin üstüne koyar ve gelişi nedeniyle de akrabalarına davet verir. Davete katılan akrabalardan birisi büfenin üstündeki büstü göstererek sorar;
-"Bu kimdir?”
Yahudi:
– " Bu kimdir sorusu yanlış bir soru kuzum! Bu nedir demen gerekirdi! Bu; on kilogram, yirmi dört ayar altın. Hemde vergisiz!”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






