1 Eylül 2019 Pazar

BİR DAHA TARTIL


Temel küçük bir baskül ile isteyenleri tartıp geçimini sağlıyordu. Bir gün yanına gelen İdris;

-“Ula tart Penu pakayım, kaç kilo geliyrum”, diyerek basküle çıkar,

Otomatik baskülün göstergesinde kaç kilo geldiğini öğrenir ve çıkarıp Temel’e 1 lira verir. Tartı ücreti 50 krş.tur. Temel, ceplerinin karıştırır, iade edecek parası olmadığı için veremez.

-“Hemşerum, bozuk param yok, bir daha tartıl da fit olalım.” der.

7 Ağustos 2019 Çarşamba

HIRSIZ KOL


Avukat hırsızlıkla suçlanan müvekkilini etkileyici bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir, yargıca hitaben:

-“Müvekkilim, arabanın camından içeri sadece kolunu sokup çantayı almıştır. Müvekkilimin kolu, müvekkilimin bizzat kendisi değildir. Dolayısıyla sadece bir kol, yani bir organ tarafından işlenen bir suç için niye bütün bir kişiyi, tüm bir organizmayı cezalandırıyorsunuz?” der.

Yargıç, gülümseyerek;

-“Peki, o zaman aynı mantıkla gidiyorum ve müvekkilinizin kolunu 1 yıl hapse mahkum ediyorum. Müvekkiliniz isterse ona eşlik edebilir.” der.

Müvekkil gülümser. Avukatın yardımıyla cezaya çarptırılan takma kolu çıkartıp mübaşire verirler ve keyifle mahkeme salonunu terk ederler.

ADALET

Bir avukatla bir doktor katıldıkları tur esnasında arkadaş olurlar. Tur devam ederken, doktorun cep telefonu çalar. Telefondaki hastasıdır, hastasını dinledikten sonra kullanması gereken ilaçları söyler ve telefonu kapatarak Avukat arkadaşına sorar;

-“Ben şimdi muayene ücreti alsam adil olu mu?”

Avukat;

-"Tabiki adil olur, telefonda da olsa sen onun hastalığını teşhis edip, gereken ilaçları söyledin" der.

Avukattan gerekli hukuki yardımı alan doktor, seyahat bitip, muayenesine dönünce hastasına 300 TL'lık muayene faturası gönderir. Bir gün sonra postadan avukat arkadaşından gelen bir mektup alır. Zarfın içinde avukatın kendisine gönderdiği 1000.-TL'lık danışma ücreti faturası vardır. "

8 Temmuz 2019 Pazartesi

GENDİN BUL

Erzurumlu yaşlı kadın hastalığından dolayı doktora gider ve doktor;

- “Nereniz ağrıyor?” diye sorar.

Hasta kadın;

-"Vıyh “Ben niye söyliyim? Bunca sene boşuna mı okudun? Gendin bul.” diye cevap verir.

HANİ YA EVET DEMEK YOĞUDİ

Gullabi Turan İstanbul’a gelir. Galata Köprüsü’nden geçerken “Evet Hayır” programının sunucusu Erkan Yolaç’ı görür. Hemen yanına yaklaşıp;

-“Ağabeyi sen Erkan Yolaç mısan ?” diye sorar.

Erkan Yolaç bir hayranım beni tanıdı diye sevinip gülerek;

- "Evet, ben Erkan Yolaç’ım " diye cevaplayınca;

Gullabi hemen cevabı yapıştırır;

-"Hani ya ‘evet’ demek yoğudi?”

2 Haziran 2019 Pazar

ÖLÜLER GONUŞMAZ


İçkiye düşkünlüğüyle tanınan Gullabi Turan’a arkadaşları nasihatte bulunurlar;

-"Öldüğün zaman mezarda sorgu sual melekleri gelip senden hesap soracaklar. Onlara ne diyeceğini bilir misen?” diye sorarlar.

Turan bilmediğini söyler ve omzunu silkeler. Bunun üzerine arkadaşı Turan’a öğretmeye çalışır.

-“Eğer Rabb’in kim, nebin kim diye sorarlarsa ne diyeceksin?”

Gullabi bunları duyunca dayanamaz ve arkadaşına şu ilginç soruyu sorar;

- “Ola oğlum zaten ben öliyem, heç ölüler gonuşur mi?”

BEN SANDIM Çİ SEN YENDİN

Gullabi Turan bir gün uçakla Ankara’ya gitmektedir. Oturduğu koltuk koridorda olduğu için camdan dışarı bakamamaktan dolayı canı sıkılmaktadır. Biraz sonra cam kenarında oturan yolcu kalkıp tuvalete gider. Turan da “fırsat bu fırsattır” diyerek hemen onun yerine geçip oturur. 

Adam biraz sonra geri dönünce şaşırır. Gullabi Turan’ın yüzüne sorgulayıcı bir şekilde bakınca Turan hemen atılır. 

 -"Ağabeci ben sandım çi sen yendin. Ne bilim geri gelecehsen"