2 Ağustos 2020 Pazar

NİKAH



Bir nikahta imzalar atıldıktan sonra herkes gelin ve damadı tebrik için ayağa kalkar. İşte tam da bu sırada elektrikler kesilir. Herkes "aaa" diye tepki verirken damadın annesi düşüncelerini hayli sesli bir şekilde dile getirir:

- “Daha ilk dakikada oğlumun hayatı karardı”

MÜDÜRLÜK DESENİZE


Bir internet bağımlısına kız istemeye giderler Kızın babası:

- "Ee , damat bey oğlumuzun işi nedir?"

Damatın babası :

- "Facebook'da 56.034 kişi’lik sayfası var!"

Kızın babası:

- "O nasıl bir iştir?"

Damat adayını tanıyan evin ergen oğlu cevabı patlatır:

- "56.034 kişiyi yönetiyo, sorunlarıyla ilgileniyo, paylaşımlar yapıyor…"

Kızın babası:

- "Siz Şuna Müdür desenize! Verdim Gitti"

2 Temmuz 2020 Perşembe

ERZURUM ATASÖZLERİ

•Aç it davara gitmez

•Aç it fırın yıkar.

•Aç gezer tok sallanır.

•Anıklı yemek tatlı olur.

•At ile eşek tepişince arada sahibi ezilir.

•Ayda gelen hoş olur, günde gelen boş olur.

•Ayı ile harala girilmez.

•Baskısız tahtayı yel götürür, yel götürmezse sel götürür.

•Bitli kaşınır aç düşünür.

•Çayırı düz al karıyı kız al.

•Çocuk haroyu , dana mereği yer.

•Davetsiz giden mindersiz oturur.

•Derdi çeken ağuyu içen bilir.

•Doğru söz yemin istemez.

•El atına binen tez iner.

•El eliyle diken çıkmaz.

•Et benim için ,öğren kendin için.

•Ev danası öküz olmaz.

•Evin sıcağı sobadan, çocuğun terbiyesi babadan.

•Harmana giren porsuk dirgene dayanır.

•Haylama ile it kurda gitmez .

•Hırsız evden olunca öküz bacadan çıkar.

•İnek öldü hab kesildi , dana öldü hep kesildi.

•İsli kazanın yanına oturma is bulaşır.

•İş gördün sıvış , aş gördün giriş.

•İt yaza çıkar ama yediği ayazı bilir.

•İtin iyisi elin dayısı olmaz.

•İt kılından elek olmaz.

•İyi at arpasını artırır kötü at dayağını.

•Kazan demiş dibim altın, kepçe demiş ben nerdeyim.

•Kediyi kovalaya kovalaya aslan ederler.

•Kırmızı öküz kızarsa kızara kızara ölür.

•Koçluk kuzu közde belli olur.

•Kudurmuşun mezarını tezden kazarlar.

•Kurt yaşlanınca keçi kurdun inini sorarmış.

•Martta merek yarı gerek.

•Mescidin içi dururken dışı haramdır.

•Ne düğün görmüş oynamış ne de ölü görmüş ağlamış.

•Öküzün inek başlısı , tarlanın ufak taşlısı.

•Ölmüş eşek kurttan korkmaz.

•Ölüsü olan bir gün , delisi olan her gün ağlar.

•Serçeye pisliğin derman demişler gitmiş deryaya pislemiş.

•Sinsiden iş çıkar , bir elinden taş çıkar.

•Tandır sıcakken ekmek tutar.

•Tarlayı taşlı, kızı kardaşlı yerden al.

•Tarlada izi olmayanın harman da yüzü olmaz.

KARADENİZ ATASÖZLERİ

“Baktun olmay, bakmayacasun”

“Lafun tutarsa hakimsun, tutmazsa sen kimsun?”

“Eğer Karadeniz kızına kafa tutayisan, ya çok yağlu yidun dilun kayayi ya da mermidan daha hızlı koşayisun”

“Geliysan gel gelmiysan haydee”

“Sevduğuni alamadiysan, alduğinu sevecesun”

“Yol cidanundir peşinden ağliyamam, yüreğim ahur deyuldir her öküzü/ineği bağliyamam”

“Yarumden ayri düştum gözlerim nemlu, içki haramdur deyu çay içtum demlu- demlu”

“İçune atarsun ama içunden atamazsun”

“Anasinun sütiyla adam olmayani, siğur neylesun”

“Bakmayun siz hamsinun ufak olduğune, sülalesi kalabaluktur”

“Oksijen değilsun hoş, sensuzde yaşarum”

“Habu yalan dünyada eleceksun elenle, sevdaluk eyi şeydur edeceksun bilenle”

1 Haziran 2020 Pazartesi

KALAN KAĞIT



Dairesini kağıt kaplayan Temel'e komşusu sorar;

- "Dairelerimiz aynı genişlikte, sen yeni duvar kağıdı yaptın. Kaç rulo kağıt aldıydın?"

- "On yedi top aldum."

Komşu da duvar kağıdını alır, evi kaplatır, ama epeyce de kağıt elinde kaldığı için Temel'e sorar;

- "Yahu Temel, ben de on yedi top aldım ama, yedi top arttı!"

Temel masumane cevaplar;

- "Eyi, benum da o kadar artmıştı!"

ÇÖP


Temel İstanbul'a yeni taşınmış. Kapıcı sabah kapıyı çalmış. Temel, kimseyi beklemediğinden merakla kapıya yönelmiş ve seslenmiş; 

-"Kim o?"

Kapıcı: 

-"Çöp! diye bağırmış."

Temel gayet sakin ve kibar bir dille konuşmuş: 

-"İhtiyacımız yok."

KURT


Öğretmen sınıfta ders anlatıyordu. Bir ara arka sırada oturan öğrencilerden birini işaret ederek:

-"Söyle bakalım oğlum, köylüler kurtları niçin öldürürler?"

-"Kuzuları öldürdükleri için, efendim."

Ön sıralarda oturan Ayla, hemen atıldı:

-"Öyleyse kasapları niçin öldürmüyorlar?"