1 Şubat 2022 Salı

GEÇEN HAFTAYA SAY

Nasreddin Hoca hamama gitmiş, ancak içeri girdiği andan çıkıncaya kadar kimse onunla ilgilenmemiş ve hizmet etmemiş, çıkarkende yüklü bir bahşişle hamamdan ayrılmış.

Bir sonraki hafta tekrar hamama gitiğinde, verdiği bahşişi hatırlayan çalışanlar hocanın etrafında pervane olmuş. İzzet, ikram, temiz havlu, çay ve kahve, “oldukça fazla ilgiyle karşılanmış. Çıkarken de ona uzatılan bahşiş kutusuna hiç bahşiş bırakmamış.

Hamamcı şaşkın bir şekilde:

– “Hocam bu kadar hizmete bahşiş verilmez mi?” diye sormuş.

Nasreddin Hoca gülerek:

– “Geçen hafta zahmetsiz aldığınız bahşişe sayın!” demiş.

ORUÇ TUTAN TİLKİ

Köyde kümese tilki dadanmış, her akşam birtavuğu afiyetle mideye götürüyormuş. Köylüler çeşitli tuzaklar kurmuşlar ancak hepsinden kurtulmayı başarmış. Köylülerden biri;

- “Gelin bombalı bir tuzak kuralım." demiş.

Hafif patlayıcılı bir düzenek hazırlayıp, kestikleri tavuğun içerisine yarleştirip, hemen kümesin ağzına koymuşlar. Güneş batınca tilki gelmiş. Kümesin ağzındaki hareketsiz tavuğu görünce kuşkulanmış ve biraz uzağa çekilerek uzanıp beklemeye başlamış. Biraz sonra oldukça aç bir durumda kurt çıkagelmiş, sağa bakmış, sola bakmış ve tavuğu görmüş, tilkiye;

-“Orda tavuk var görmedin mi?” diye sormuş.

Tilki;

- “Gördüm ama ben bugün orucum topun patlamasını bekliyorum” demiş.

Kurt;

- “Ben oruç değilim. O zaman ben yiyebilirim.” demiş.

Tavuğun yanına gidip pençesini atmasıyla birlikte bomba patlamış. Tavuk bir tarafa, kurt bir tarafa savrulmuş. Kurt kan revan içinde yerde yatarken, tilki gelip tavukdan kalanları yemeye başlamış. Kurt kafasını zar zor kaldırıp, tilkiye;

- “Hani sen oruçtun!” diye sormuş.

Tilki;

-"Biraz önce top atıldı, duymadın mı?” demiş.

2 Ocak 2022 Pazar

DÜŞÜNEN KUŞ


Nasreddin Hoca Akşehir pazarında bir adamın başına toplanmış olan kalabalığa yaklaşır. Satıcı elindeki kuşu satmaya çalışmakta ve 50 Akçe istemektedir.

– "Hemşerim bu nasıl kuş 50 akçe istersin?"

– "Hoca efendi bu bildiğin kuş değildir bunun özelliği var."

– "Neymiş özelliği?"

– "Hocam bu kuşa papağan derler ve konuşur."

Hoca hemen eve koşar, kümesten hindisini kaptığı gibi pazara döner. Papağan satmakta olan adamın yanına durur ve yüksek sesle;

– "Bu gördüğünüz kuş sadece 100 akçeye, gel, gel!"

Herkesten çok papağan satan şaşar bu işe ve sorar.

– "Hocam 100 akçe çok değil mi bir hindi için?"

– "Sen 50 ye satıyorsun ama?"

– "Dedim ya hocam benim kuş konuşur ama."

– "Öyleyse, benimki de düşünür!"

AĞALAYACAK OLAN ANA

Nasrettin Hoca’nın iki oğlu Akşehir'in iki ayrı köyünde yaşıyormuş. Bir gün oğullarını dolaşmak için eşeğine binerek önce büyük oğlunun yaşadığı köye ulaşmış.

Büyük oğul babasını görünce dertlenmiş;

– “ Baba, bütün sermayemi şu çömleklere yatırdım. Hava güneşli olur da, tez zamanda hepsi kurursa hayatım kurtulacak, ama olur da yağmur yağarsa anam ağlayacak!”

Bir süre sohbet ve duadan sonra, Nasrettin Hoca onun yanından ayrılıp, diğer köydeki küçük oğlunun yanına gitmiş.

Babasını endişeli bir şekilde karşılayan küçük oğlu;

– “ Baba, varım yoğum şu tarlada, vaktinde yağmur yağarsa, ekinlerim bol gelecek, hayatım kurtulacak. Olur da kuraklık gelirse anam ağlayacak” demiş.

Hoca Nasrettin eve dönmüş, canı çok sıkkınmış.

Hanımı;

– “Hayrola hoca, canın bir şeye mi sıkkın? Neden yüzün asık” demiş.

– “Benimki bir şey değil hanım, asıl en kendi halini düşün. Yağmur yağsa da, yağmasa  da sen hep ağlayacksın.

12 Aralık 2021 Pazar

UĞURLAMACILAR GİTMİŞ

Üç arkadaş tren istasyonuna gitmişler. İçlerinden biri gişeye yaklaşıp bilet almış ve trenin kalkmasına ne kadar zaman olduğunu sormuş.

Memur;

- “Bir saat on beş dakika.” demiş.

Arkadaşlarının yanına gelerek;

-”Daha çok var, hadi gidip şu karşıki kafede çay içelim.”

Oradan buradan derken laf lafı açmış, bir tren düdüğüyle kendilerine gelmişler. Koşarak dışarı fırlamışlar ama, nafile. Tren kaçmış.Sormuşlar;

-”Sonraki tren ne zaman?

-”Bir buçuk saat sonra.”

Cevabı alınca. Yine dönmüşler kafeye. Çay, sohbet ve derken yine düdük sesi. Koşmuşlar ama bu defa da treni kaçırmışlar. Bir saat sonra bir tren daha varmış. Dönmüşler kafeye. Ama bu kez tetikdeler.

Trenin sesini duyar duymaz kalkmışlar koşmaya başlamışlar. İçlerinden biri bir vagona, diğeri başka vagona zar zor yetişmiş. Üçüncüsü ise geride kalarak yetişememiş. Bir süre nefesini toparladıktan sonra başlamış katıla katıla gülmeye. Başından beri gelişmeleri izleyen meur dayanamayıp seslenmiş;

-”Hayret! Hem treni kaçırdın hem gülüyorsun.”

-” Onlar beni uğurlamaya gelmişti, ben kaldım onlar gitti!” diye adam cevap vermiş.

1 Aralık 2021 Çarşamba

KİM BÜYÜK

Oğlu bir gün Nasreddin Hoca’ya sormuş:

– "Baba padişah mı büyük, yoksa çiftçi mi?"

Hoca hemen cevabını vermiş:

– "Tabii ki çiftçi büyük. Çünkü çiftçi buğday yetiştirip vermezse padişah acından ölür."

BAŞAŞAĞI

Nasreddin Hoca bir gün evde otururlarken karısına:

– "Hanım iyi dinle, size vasiyetimdir. Ben öldüğümde beni baş aşağı gömün," demiş.

Karısı şaşırmış:

– "Hoca o ne demek? Neden böyle bir şey istiyorsun," demiş.

Hoca ciddi bir şekilde:

– "Yarın öbür gün kıyamet koparsa her şey ters düz olacak. O zaman ben de düz olarak ayağa kalkabilirim," demiş.