17 Ağustos 2013 Cumartesi

KURTARABİLİRSE


Ameliyattan önce muayene esnasında hasta doktoruna sorar:

-"Ameliyatın başarılı geçme, düzelme ihtimalim ne kadar, Doktor bey?"

-"Şey..." der Doktor. 
-"İnanın iyileşmenizi sizden çok istiyorum.  Şayet sizi kurtarırsam dünyaca ünlü biri olacağım."

ZORLANIYORMUŞ


Temel'e bir işe girmek için sağlık raporu lazım olmuş. Gitmiş tam teşekküllü bir hastaneye. Epey muayeneden sonra doktor sormuş:

- " Birde KBB'ye göndereceğim, Kulaklarınızdan ya da burnunuzdan bir şikayetiniz var mı?"

- "He ya , demiş Temel. Özellikle fanilamu cikarurken cok zorlanayrum."

TIPASINI ÇEKER

Meraklı bir hasta yakını akıl hastanesini ziyaretten sonra hekimin birini yakalar ve sorar:

-"Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?"

Doktor:

-"Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz mesela nasıl boşaltırsınız?"

Adam:

-"O ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük." der.

Doktor:

-"Yanıldınız! Normal bir insan küvetin tıpasını çeker." diye cevaplar.

22 Temmuz 2013 Pazartesi

BORCA ZEYTİN


Nasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş, kendisinden iki üç sokak ileride oturan ve yarıbuçuk tanıdığı bir kadın gelmiş ve Hocayla aralarında şu diyalog geçmiş;

Kadın;

- "Zeytinin iyi mi?"

Hoca;

- "Tadına bak."

Kadın;

- "Ben orucum."

Hoca,

- "Madem oruçlusun zeytini al git parasını sonra ver."

Hocanın birdenbire aklına düşmüş; Ramazan değilmiş çünkü.

Hoca;

- "Tuttuğun oruç ne orucu ki?"

Kadın;

-" Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum."

Hoca torbaya doldurduğu zeytinleri sepete geri dökmüş ve;

- "Get anam get... Allah'a olan borcunu üç senede veriyorsan bizim borcu ne zaman getirirsin kim bilir." demiş.

17 Temmuz 2013 Çarşamba

SESSİZLUK

Bir Karadeniz takımının yöneticisi, önemli bir maç için başka bir şehirden amigo getirir.
Amigo maçtan önce seyircilere tarif eder:

- "Sağ kolumu kaldırınca, bizim takım için lehte. Sol kolumu kaldırdığımda karşı takım aleyhine bağıracaksınız. İki kolumu birden kaldırınca sessizlik."

Maç başlar, amigo sağ kolunu kaldırır:

- "Ya ya ya, şa şa şa bizim takım çok yaşa!"

Sol kolunu kaldırır:

-"Yuuuuh!"

İki kolunu kaldırır. Seyirciler hep bir ağızdan:

- "Sessizluk, sessizluk!"

25 Haziran 2013 Salı

ÖLİR

Dadaş, askerden dönmüş ve belediyede cenaze arabası şoförü olarak işe başlamış, bir gün görevden dönerken caddede yavuklusunu görerek kaldırıma yaklaşmış;

- "Gız gel seni gezdireyim!” diye seslenmiş.

 Hanım kız, cenaze arabasıyla gezintiyi pek de hoş karşılamayarak;

-“Gözü kör olacak, beni bununla mı gezdireceksin?" diye çıkışmış

 Dadaş;

-"Gız sen bunu beğenmedin mi? İnsanlar buna binmek için öliller ölir!” diye cevap vermiş.

MUZİP DADAŞIN ”YABANCI DİL” BİLGİSİ



Erzurum’da bir işyerine‘’İngilizce bilen‘’ ağır vasıta şoförü aranmaktadır. Hazır cevap ve muzip bir Dadaş müracaat eder kendisine sorarlar:

- "Ehliyetin var mı" ?

- "Buyurun." der ve ehliyetini uzatır.

- "Peki İngilizce biliyor musun ?"

Dadaş hiç düşünmeden cevabı yapıştırır:

- "Ağabeği,ondan kolay ne var, onlar diyor ki andırsitend? biz diyoruz ki annir misan ?