skip to main |
skip to sidebar
Erler sabah yoklamasında, çavuş içlerinden birine soruyor;
- "Söyle bakalım nerelisin ?"
-" Maraş'lıyım komutanım."
Çavuş sinirleniyor ve askere okkalı bir tokat atıyor. Ardından tekrar soruyor.
-" Bir daha söyle bakalım nerelisin ?"
-" Maraş'lıyım komutanım."
Çavuş bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere okkalı bir tokat daha atıyor. Ardından tekrar soruyor
- "Ulan sana son defa soruyorum nerelisin ?"
Askerin aklı başına geliyor ve;
-" Kahramanmaraş'lıyım komutanım."
-" Hah şimdi oldu!" diyor çavuş ve yanındakine soruyor,
- "Dursun sen nerelisin ?"
- "Kahramanciresunluyum komitanum !"
Temel ile Dursun birlikte askerlik yaparlar, ikisi de Hava İndirme Tugayında dır ve ayrılmaz ikilidir ler eğitim nedeni ile uçaktan paraşütle atlanacaktır. Cesaret timsali olarak yine ikisi de kapıya en yakındır.
Komutan atlamadan önce yapmaları gerekenleri anlatmaktadır:
-"Önce sol ipi çekin eğer paraşüt açılmazsa sağ ipi çekin. Asağı inince bir jip sizi bekliyor olacak ona binip geri dönersiniz."der.
Temel ile Dursun peş peşe atlarlar. Sol ipi çekerler paraşüt açılmaz ,sağ ipi çekerler paraşüt yine açılmaz.
Temel Dursun'a seslenir:
-"Ula Tursun komutanin dedigi hersey yalan çıkayi, istermisun jip de peklemiyor olsun."
İdris alacaklılardan kaçmak için kapısının üzerine "İstanbul'dayım" yazmış ve evine kapanmış, her kapı çaldığında tavan arasına kaçıyormuş. Yine bir gün kapı uzun uzun çaldıktan sonra bu kez büyük bir gürültü ile kırılmış ve eve giren birkaç kişi İdris'in eşyalarını dışarı taşımaya başlamışlar.
Bu durumu tavan arasından seyreden İdris içinden:
-" Ah ulan çör talih! Ha şimdu pen İstanbul'da olmayacakdum da size gösterecekdum."
Temel ile Dursun Amerika'da itfaiye teşkilatına girerler, yangın ihbarı alınır. Çok katlı bir binadaki kreşte yangın çıkmıştır. itfaiyeci merdiveni çalışmaz. Temel yukarı çıkar. Dursun aşağıda kalır. Temel aşağıda bekleyen Dursun'un kucağına çocukları atmaya başlar. Temel atar, Dursun tutar, Temel atar, Dursun tutar. Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken beşinci gelen zenci çocuk dur.
Temel yukarıya doğru bağırır:
-"Ula kafasiz yaniklari atarak niçin vakit kaybedeyusun."
Temel arkadaşına hakaret ettiği için yargılanıyomuş, mahkemede kendisini savunmuş:
-"Yok hakim bey, ben kendusuna sadece hayvan dedim"
-"İyi ya, hayvan demek hakaret değil mi?"
-Ne demek hakim bey. İnsan kurnaz ise bir dilkidur. Kurnazlıkta ileri gidersa kurttur, pek cesur ve heybetli olursa aslan, uysal olursa kuzi, korkak olursa tavşan, inatçi olursa eşek, güzel sesli olursa bülbül, velhasılı kelam, hakim bey, insan hiçbir zaman heyvanluktan kutulamayi daaa. Şimdi soyle bakayim hakaretmidur!"
Temel kola makinasına para atıp habire kola kutusu çekerken yanına Dursun gelir:
-"Ula Demel ne yapiyursun uşağum?'der.
Temel:
-"Karişma ula şansim yaver cideyyi, pozulmasun da!" diye cevap verir.
Temel'e bir işe girmek için sağlık raporu lazım olmuş. Gitmiş tam teşekküllü bir hastaneye. Epey muayeneden sonra doktor sormuş:
- "Kulaklarınızdan ya da burnunuzdan bir şikayetiniz var mı?"
Temel:
- "He ya, fanilamu cikarurken cok zorlanayrum."