2 Kasım 2012 Cuma

Annesiyle beraber bakkaldan alış veriş yapan küçük kıza bakkal, şeker kutusunu açıp:

- “İstediğin kadar al yavrum” der.

Çocuk el uzatıp almaz, çekingen davranır. Bakkal, bir avuç şeker alıp, kendisi çocuğa uzatır.

Dışarı çıktıklarında annesi:

-“Kızım, bakkal amca al dediğinde niye almadın?” diye sorar.

Çocuk:

-“Anneciğim, benim ellerim ufak, bakkal amcamınkiler daha büyüktü. Onun vermesini bekledim,” der.

20 Ekim 2012 Cumartesi

MEMNUN GİTMESE


Nasrettin Hocaya sormuşlar; 

-"Hocam, ramazan bizden memnun gitti mi?"

 Hoca cevap vermiş; 

- "Memnun gitmese her sene on gün önceden gelir miydi?"

PARA BABASI


Şişko ve hayli göbekli yaşlı adam gelişmiş makinelerle dolu bir spor salonunda görevli antrenöre gidip; 

- "Çok genç ve güzel bir kıza vuruldum, onu etkileyebilmek için hangi makineyi kullanmamı tavsiye edersiniz?" demiş.

 Antrenör ona dönüp baktıktan sonra;

- "Spor salonumuzun hemen girişinde bir ATM var" diye cevap vermiş. "Onu kullanın ! "

21 Eylül 2012 Cuma

DİNDAR KUŞ


Minik kasabanın birinde bir papaz ve kendisi kadar dindar olan erkek papağanı varmış. Sabah akşam kafesinde dua edermiş. Cemaatten bir kadının da dişi papağanı varmış, papazın papağanı ne kadar ahlaklı ise kadının dişi papağanı da o kadar ahlaksızmış. Eve gelen misafirlerin önünde sürekli;

-‘Erkek, bana bir erkek!" diye bağırırmış.

Kadın kuşunun durumunu ve papaza anlatınca, papaz da;

- "Sen getir onu, benim papağanın kafesine koyalım da ahlaklı ve dindar olmayı öğrensin!" demiş.

Kadın alıp kuşunu papaza getirmiş, papaz da kendi kuşunun yanına, kafese sokmuş. Dişi kuşu görünce papazın papağanı başlamış bağırmaya;

-"Ohhh Tanrım şükür dualarımı kabul ettin, bana dişi gönderdin, ohhh!"





12 Ağustos 2012 Pazar

İşim Tek Bir Hoş Geldine Kaldı.

 
Vakti zamanında bir vilayette eşraftan birinin damadı bir bayram günü herkesten evvel el öpmeye gelmiş. Kayın pederinin yanına oturmuş. Fakat eş dost da tebrik için birer birer sökün etmeye başlamış. Her yeni misafir geldikçe misafire;

- "Hoş geldin, şöyle buyur." der.

Damadına da;

- "Sen biraz aşağıya çekil misafir otursun," emrini verirmiş.

İş o hale gelmişki oturacak bir kişilik yer kalmamış. Bunun üzerine damat bir hareket yaparak dışarı çıkmak arzusunu göstermiş. Kayın peder sormuş;

- "Gidiyor musun?"

- "Ne yapalım efendim, işimiz bir hoşgeldine kalmış," demiş.

Suçlu ve Suçsuz


Bir kadı, bir gün şikayetçi ile şikayet edilenlerden hangisinin haklı, hangisinin haksız olduğunu kestirememiş ve her ikisini de falakaya yatırarak bir temiz dayak attıktan sonra:


- "Oh, şimdi vicdanım rahat etti. Çünkü bu suretle hangisi haksızsa elimden kurtulamadı." demiş.

Düğün Müğün

Bir genç evlenecekmiş. Zengin bir arkadaşına gidip bin lira kadar ödünç para istemiş. Arkadaşı bu parayı ne yapacağını sormuş. 

Öteki:

- "Malum ya düğün bu. Elbise melbise, düğün müğün, çalgı malgı..." diye sayarken 

Arkadaşı:


- "Al şu beşyüzü de düğün yap müğün yapma, elbise al melbise alma, çalgıyı getir malgıyı getirme, idare eder gidersin," demiş.