21 Eylül 2016 Çarşamba

BİLSEM ARARMIYIM


Nasrettin Hoca bir gün anahtarını kaybetmiş bahçede döne döne ararken hanımı sormuş;

-"Efendi nerede düşürdün?

Hoca;

-"Ah hatun nerede düşürdüğümü bilsem, hiç ararmıyım!" demiş.

NEREDE


Evde coğrafya dersi çalışan oğlan babasına sorar:

-"Baba, Lehistan nerededir?"

-"Ben ne bileyim oğlum. Evi toparlayan annen. Git ona sor."

10 Eylül 2016 Cumartesi

SÜNNETTİR


Nasreddin Hoca'nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden obur şeylermiş. Hoca ne yemek çıkarmışsa silip süpürmüşler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da "sünnettir" diye ekmekle iyice sıyırıvermişler. Bu sırada odaya Hoca'nın oğlu girmiş.

Mollalar Hoca'yı memnun etmek için: 

-"Aman ne güzel çocuk... Adı ne bunun?" diye sormuşlar.

-"Adı Farzdır," demiş.

Mollalar şaşırıp birbirlerine bakmışlar:

-"Bu ne biçim isim Hoca Efendi?" demişler. "Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık."

Hoca hemen taşı gediğine koymuş: 

-"Yahu, sünnet diyeyim de onu da mı yiyin?"

ÖBÜRTARAF


Adamın biri ölmüş, Hoca'ya yıkamaya getirmişler. Hoca kapıyı kapatmış, herkes beklemeye başlamış. Aradan 15 dakika geçmiş ses yok, yarım saat geçmiş ses yok, 1 saat geçmiş ses yok. İki saat sonra hoca kapıdan çıkmış. Merakla sormuşlar:

-"Hocam ne oldu, iş neden bu kadar uzadı?"

-"Ne olacak! Rahmetli öbür tarafa gitmemekte ısrar etti. Ondan bu kadar uzadı.

PİYANİST


Piyanist büyük konser için Viyana’dadır. Çok güzel bir konser sonrası soyunma odasına giderken yolda bir adam çiçeklerle yanına gelir.

– "Bravo hemşerim. Karadeniz seninle gurur duyuyor."

Piyanist bunun üzerine çok şaşırır ve sorar;

– "Sen nereden bildin benim Karadenizli olduğumu?"

– "Valla genelde piyanonun başına oturan piyanist, taburesini piyanoya doğru çeker. Sen piyanoyu kendine doğru çekince anladım.

4 Ağustos 2016 Perşembe

YANLIŞ NUMARA


Almanya'da çalışan Temel memleketteki eşi Fadime'ye telefon etmiş. Telefonu bir başka kadın açınca Temel şaşırıp sormuş;

-" Sen de kimsun?"

-"Ben evin hizmetçisiyim." demiş kadın. 

- "Ula pizum evde hizmetçi yokidu."

- "Hanım beni bugün işe aldı efendim."

- "Ula o evun hanımı ise pen de beyiyum. Çabuk o hanımın olacak kariyi telefona çağır. "

- "Çağıramam efendim."

- "Niye ?"

- "Çünkü hanımım yatak odasında ve kocası ile birlikte."
 
- "Uyy! Sen ne deysun? Pana pak 100 pin lira kazanmak istersen ikisinu de hemen öldür. 

- "Tabii isterim 100 bin lira benim 100 aylık maaşım."

10-15 dakika sessizlikten sonra;

-"Mutfak bıçağı ile ikisini de öldürdüm efendim cesetleri ne yapayım."

- "Pizum arka pahçedeki havuzun yanına göm o şerefsuzleri."

- "Ama efendum, burası apartman dairesi ve ne bahçe ne de havuz var."

Bir saniye sessizlikten sonra çevirdiği numarayı kontrol eden eden Temel; 

-"Pardon Hanımefendiciğum pardon!" demiş " Yanliş numarayi çevirmişum!"

ÜÇÜMÜZDE YANILDIK ÜÇÜMÜZDE


İki genç tıp öğrencisi, tıp fakültesi hastahanesi bahçesinde çay içiyorlarmış, sıkıntıyla yürüyen yaşlı bir adam görmüşler.

-"Bak, demiş öğrencilerden biri, zavallının hemoroidi azmış." 

-"Hadi ya, demiş öteki, amca bel fıtığından böyle yürüyor."

Hemoroiddi, bel fıtığıydı tartışmaları sürüp giderken, öğrenciler gerçeği, sahibinden duymaya karar verip sıkıntıyla yürüyen adama sokulurlar.  Ona tıp öğrencisi olduklarını söyleyerek; 

- "Ben diyorum ki, hemoroidden böyle yürüyorsunuz; arkadaşım da bel fıtığından olduğunu söylüyor. 
Amcacığım, söyle bize, acaba hangimiz yanıldık?"

-"Üçümüz de yanıldık evlatlar, üçümüz de" der yaşlı adam. 

Öğrenciler, hayretler içinde kalıp, 

-"Hayırdır amca, ne demek üçümüz de yanıldık, neden böyle yürüyorsunuz?" 

Yaşlı adam;

-"Bakın çocuklar yolda yürürken gaz sıkıştırdı sandım, yelleneyim  derken altıma kaçırdım.