2 Haziran 2018 Cumartesi

KAHİN

Ünlü ve zengin kadının İçi sıkılıyordu; anlayamadığı bir nedenle çok huzursuzdu. En iyisi ona gitmekti. Kendisine o yardımcı olabilirdi. Telefon açtı ülkenin en ünlü kahinine.

-''İmkansız, tam çıkmak üzereydim!'' dedi kahin.

-'lütfen!'' dedi kadın kendisini kıramayacağını düşünerek.

Çok zengindi kadın, ülkenin en zenginlerinden. Doğa üstü güçlere inanırdı ve kahinin müdavimlerindendi. Tabii ki kahin böyle iyi bir müşteriyi kıramamıştı. Karşılıklı oturuyorlardı.

Önlerindeki küreye baktı kahin; kaşları çatıldı, göz bebekleri büyüdü, alt dudağı düştü, kafasını kaldırıp ona baktı;

- ''Çok üzgünüm!'' dedi. Bir an için duraksadı, belli ki söylemek istemiyordu.

-''Ne'' dedi kadın ısrarla.

Kahin;

-''Kürede yarını göremiyorum!'' dedi.

Yıkılmıştı kadın. Medyum bugüne kadar hiç yanılmamıştı. Yarın olmadığına göre bu gece ölecekti. Ne yapmalıydı? Evine gitti; vasiyetini yazdı ve biraz televizyon izledi. Uykusu gelmişti. Son gecesiydi ve ne yapacağını bilmiyordu. En iyisi uyumaktı. Böylece uyurken hiçbir şey hissetmezdi. Yatağına uzandı, gözlerini kapattı ve derin bir uykuya daldı.

Uyandığında güneş yeni doğmuştu, kuş sesleri geliyordu. ''Cennette miyim?'' diye düşündü. Her şey gece bıraktığı gibiydi. Kalktı; sabahlığını giydi ve salona indi. Her şey normal gözüküyordu. Kahin bu kez yanılmış mıydı acaba? Kapıdaki gazeteyi aldı ve gözü bir habere ilişti. Manşette şöyle yazıyordu: ''Ünlü kahin öldü.''

27 Mayıs 2018 Pazar

NİÇİN KIZSIN!


Tesadüfen yıllar sonra karşılaşan iki çocukluk arkadaşı Ahmet ile Mehmet, laflamak için önlerine çıkan ilk bara dalarlar. Laf lafı açar, bardak bardağı ve saat saati kovalar. Bir anda Mehmet'in aklı başına gelir ve Ahmed'e;

-" Amma geç oldu şimdi bizi merak ederler!" der.

Ahmet;

-" Aldırma! Yıllar sonra bir araya geldik." diye cevaplar.

Mehmet;

-" Nasıl yani karın seni merak etmez mi! Geç kaldığın için kızmaz mı?" diye sorunca.

Ahmet;

-" Yok canım ne münasebet! Çamaşırları yıkamışım, ütümü yapmışım, yemeği pişirmişim, bulaşığı yıkamışım, camları silmişim, tozu almışım evde yapacak bir iş kalmamış. Neden kızsın?" diye cevaplar.

23 Mayıs 2018 Çarşamba

İYİ OLSUN



İki arkadaş lokantaya gitmişler.  Garson gelip:

-"Ne arzu edersiniz efendim?"diye sormuş.

Arkadaşlardan biri:

-"Biftek istiyorum." demiş.

Öbürü:

-"Ben de biftek istiyorum, ama iyi olsun." demiş.

Garson aşçıya seslenmiş:

-"İki biftek, biri iyi olsun!"
 

EN YABANCISI


Sonradan görme bir zengin, çocuğunu özel bir okula kayıt ettiriyordu. Müdür sordu:

- "Çocuğunuzun hangi yabancı dili seçmesini istiyorsunuz? "

Adam böbürlenerek cevap verdi:

- "Masraftan hiç çekinmeyin müdürüm. En yabancısı hangisi ise onu yazın."

TEMEL YORMUŞ ONİ


Temel, yolda durduğu konaklama yerinde kahvaltı yapmak ister. Garsonun getirdiği kahvaltılıklar arasında önce zeytine uzanır. Epey bir zaman uğraşmasına rağmen çatalı batırıp bir tek zeytin bile yiyemez. Çatalı batırmaya çalıştığı zeytinler, bir o yana bir bu yana kaçıp durmaktadır. Temel’i izleyen garson,  yanına gidip:

-“Size yardım edeyim!”

Diyerek elinden çatalı alıp zeytine batırır. Sonra da:

-“Buyurun!” diyerek Temel’e uzatır.

Mahcup olsa da bozuntuya vermek istemeyen Temel, garsona:

-“Ula uşağum haçan pen yordim oni, sen tuttun!” der.

8 Mayıs 2018 Salı

METAL PARA VE ASİT


 Kimya dersinde öğretmen, elindeki metal parayı göstererek;

-"Şimdi bu bir lirayı asite batırıyorum. Ne dersiniz eriyecek mi?"

Kenan parmak kaldırıp cevapladı:

-"Erimez, öğretmenim."

-"Nasıl bu kadar emin konuşuyorsun?"

-"Eriyecek olsa asite atmazdınız da ondan öğretmenim."

7 Mayıs 2018 Pazartesi

SİYAH TAKKELER

Kayserili tüccar, siyah sütyen almak için İstanbul'a gelmiş ve girmiş bir musevinin dükkanına! Müşteriyi safca bulan musevi, az kaldığını iddia ederek, tanesini 50 liradan vermiş. Kayserili tüccar, 6 tane alıp, bir kaç gün sonra Kayseri'ye dönmeden tekrar Museviye uğramış ve bu defa 2 düzine istemiş. Uyanık musevi ise tanesini 75 liradan okutmuş.

Aradan 1 ay gecmiş yolu İstanbula düşen Kayserili tüccar yine musevinin dükkanına uğramış. Elinde ne kadar siyah sütyeni kaldıysa tümünü tanesi 100 liradan kapatmış. Çok karlı bir ticaret yapmanın gururu ile musevi bu kadar sütyeni ne yaptığını sormuş!

Kayserili tüccar cevap vermiş:

-"Bunları ikiye kesiyorum, minik takkeler yapıyorum, sonra da musevilere tanesi 100 liradan satıyorum.