19 Haziran 2011 Pazar

KARNE

Çocuğun elindeki karneyi alan babanın rengi kıpkırmızı oldu.
- "Böyle bir karne getirmeye utanmıyor musun" diye söylendi. 

Çocuk kendinden emin ve gülümseyerek cevap verdi :
- "Babacığım bu karne senin, annem sandıktan çıkarmış!" 

AYŞE KADIN FASULYE



Yaşlı kadın, lüks otelin en üst katından iniyordu. Ara katlardan birinde asansör durdu. Kapı açıldı, genç ve güzel bir kız içeri girdi. Onunla Birlikte asansörü yoğun bir parfüm kokusu da doldurdu. Yaşlı kadın, parfüm kokusunu derin derin içine çekince Genç kız mağrur bir eda ile kadına baktı ve;

-" Giorgio beverly hills. Küçücük bir şisesi bile 1000 lira!" dedi.

Biraz sonra asansör gene durdu. Gene çok şık genç bir Kadın girdi. O da buram buram parfüm kokuyordu. Yaşlı kadın yine koklamaktan kendini alamadı. Yeni binen genç kadın da yaşlı kadina dönerek kibirli bir tavırla;

-" Chanel 5 numara. Mini mini bir şisesi bile 1500 lira!" dedi.

Biraz sonra asansor yaşlı kadının ineceği katta durdu. Kadın asansörden çıkmadan büyük bir gürültü çıkartarak yellendi. Sonra da asansörde kalan iki alımlı genç kadına dönerek:

- "Ayşe kadın fasulye, kilosu 4 lira" 

15 Mayıs 2011 Pazar

PAPAĞAN

Adam pet – shop’ta satın almak istediği papağanın 6000 dolar olduğunu öğrenince;

- “ Olur mu yahu..!” demiş tezgahtara “ Bin dolar vereyim yeter…”

-“ O fiyata size vereceğime denize atarım daha iyi…” demiş tezgahtar sinirlenerek,

-“ Öfff, aranızda anlaşın…” diye araya girmiş papağan, “ Yüzme falan bilmiyoruz işte… Saçmalamayın..!” 

NAMIK KEMAL

Öğretmen öğrencisine

- “Zil çaldıktan sonra sınıftan çıkma, seninle beş dakika görüşmek istiyorum” demiş.

İkisi yalnız kaldıklarında öğrencinin ödev kâğıdını eline almış,

-“Bu şiiri kendin mi yazdın?..” diye sormuş.

-“ Evet öğretmenim, ben yazdım , bütün mısraları tek tek bana aittir” diye cevap vermiş öğrencisi.

-“Ooo, o zaman sayın Namık Kemal Bey, sizinle tanışmak benim için inanılmaz bir onur” demiş öğretmen saygıyla ayağa kalkıp telaşla ceketini iliklemeye çalışırken, “Türk edebiyatseverleri sizin uzun yıllar önce öldüğünüz gibi saçma sapan bir düşünceye kapılıp büyük bir üzüntü içerisindeydiler efendim.” 

TARIK AKAN - KADİR İNANIR

Sarışın kız müthiş süratli araba kullanırken radara girmiş, ileride onu durduran ekipteki polisi etkileyip ceza yememek için

-“Aa?” demiş, “Ne kadar da Tarık Akan’a benziyorsunuz?..”

Polis

-“Teşekkür ederim” demiş

Bir yandan da ceza makbuzunu doldururken ve sormuş

-“Sinemayla yakından ilgilisiniz anlaşılan?”

Sarışın kıkırdayarak

-“Evet” demiş.

-“O zaman çok şanslı sayılırsınız” diye cevap vermiş polis makbuza son imzasını atarken, “Siz de göreceksiniz, biraz sonra çıkacağınız suçüstü mahkemesinin hâkimi aynen ama aynen Kadir İnanır!..” 

19 Nisan 2011 Salı

MAKAM ŞOFÖRÜ

Alman Papa Joseph Ratzinger makam otosuyla Roma'da dolaşmaktadır. Bir süre sonra canı sıkılır ve şoföre durmasını söyler. Şoförü arkaya geçirir ve arabayı kendisi kullanmaya başlar. Araç kullanmanın zevkine varınca hız yapmaya başlar. 


Hız sınırını aşınca da tabi ki radara yakalanır. Trafik polisi çevirir, arabayı kenara çeker. Polis arabanın penceresine eğilince afallar ve durumu merkeze aktarmak için telsizine davranır.

-"Bir oto çevirdim, ama içinde çok büyük bir adam var. Ne yapayım?"

-" Vali mi?"

- "Daha büyük."

- "Başbakan mı?"

- "Hayır daha büyük."

- "Cumhurbaşkanı mı?"

- "Hayır daha büyük".

- "Daha büyük kim var ki?"

-"Arkada oturan adam kim bilmiyorum ama makam şoförlüğünü Papa yapıyor!!!"

14 Nisan 2011 Perşembe

ŞEYTAN İŞİ

ADAM yerde yazılı bir kâğıt bulmuş, çiğnenmemesi için kıvırıp duvar deliğine sokmuş. Gece rüyasına şeytan girmiş:

-"O kâğıtta benim adım yazılıydı. Kâğıdı ayak altında bırakmadın. Ben de şimdi sana bir iyilik edeyim, peşime takıl!"

Birlikte gitmişler, bir kuyunun başında durmuşlar. Şeytan bir ip çıkarmış:

-"Al bunu beline dola. Seni aşağıya sarkıtacağım. Kuyunun dibi altın dolu, al alabildiğin kadar; ceplerini doldur. Haber ver, seni yukarı çekerim!"

Kuyunun dibi altın doluymuş. Doldurabildiği kadar doldurmuş, yukarıya işaret vermiş. Şeytan ipi çekmiş ama nafile, biri ayaklarına yapışmış bırakmıyor. Şeytan talimat vermiş:

-"Sen onun kafasına işe, bırakır!"

Bir, üç, beş bırakmıyor; son bir gayretle bir daha işemiş, karısının dürtmesiyle uyanmış:

-"Herif herif, yatağı batırdın!"

Adam uyanmış.

-"Gusura bakma, şeytanın dostluğu bele olur."