22 Ağustos 2011 Pazartesi

GÖRÜNTÜ VE KOKU



Köye elektrik geldikten sonra köylüler yavaş yavaş elektrikle çalışan araçlar almaya başlarlar. Bunların başında televizyon gelir. Genelde siyah-beyaz televizyonlar. Durumu iyi olan bir köylümüz, Irak’tan ham petrol tankerinin içinde kaçak yoldan renkli televizyon getirir. Ama içine ham petrol girmiştir. Birkaç gün sonra evinde mevlüt verir. Mevlüt okunur ardından yemek yenir. Oturanlardan biri

-“Televizyonunuzu açın da renkli televizyon nasıl bir şeymiş görelim.” der.

Televizyon açılır. Televizyonda İkinci Dünya Savaşı belgeseli gösteriliyor. Gösterilen sahnede Ruslar, Almanların petrol depolarını patlatıyorlar. Televizyon ısınınca mazot kokusu vermeye başlar.

Misafirlerden biri kokuyu alır ve;

-"Ttv'niz hem gösteriyor hemde koku veriyor!" der
 

16 Temmuz 2011 Cumartesi

FACE



Kızın babası :

-”Ee , damat bey oğlumuzun işi nedir ?”

Damatın babası :

-”Face'de 56.034 kişi’lik Sayfası Var !”

Kızın babası :

-”O nasıl bir iştir ?”

Evin ufak çocuğu atlar :

-”Baba 56.034 kişiyi yönetiyo, sorunlarıyla ilgileniyo, paylaşımlar yapıyo….”

Kızın babası :

-”Siz Şuna Müdür desenize! Verdim Gitti” 

15 Temmuz 2011 Cuma

TESİSATÇI

Gözleri hayli zayıflamış yaşlı öğretmen sınıfa girince çantasını kürsüye koyması ile,

- “Sen.. Köşede çömelmiş olan.. Ayağa kalk ve ezberlemeniz için dün size verdiğim şiiri oku bakalım..! ” demiş.

-“B..Bilmiyorum efendim” diye gelmiş cevap.

-“Nee?” diye hiddetlenmiş öğretmen, “Dün gece ne yaptın bakayım?” diye sormuş.

-“Arkadaşlarla kahvede oyun oynamıştık efendim..! ”

Öğretmen daha da hiddetle

-“Seni küstah.. Dili de bir karış.. Köşede çömelip ne yapıyordun ha?” bağırmış.

- “Kalorifer borusunu tamir ediyordum efendim.. Ben Kalorifer tamircisiyim de..!” 

CÜMBÜŞ

Baba erenler  çömelmiş şarabını çekerken bir cenaze geçer. Doğrularak cemaatin birine sorar,

-"Kim bu?"

-"Esad Efendi."

Az sonra bir cenaze daha görünür. Bektaşi yine sorar

-"Bu kim?"

-"Udi Ali Efendi."

Biraz sonra bir cenaze daha görünür. Erenler tekrar sorar,

-"Bu da kim?"

-"Gazelhan Sefad Efendi."

Çok geçmeden, Darbukacı Hazım’ın cenazesinin geçtiğini de gören Bektaşi şarabından uzun bir nefes çekip gülümser:

-"Desene bu akşam cennette cümbüş var." 

19 Haziran 2011 Pazar

KARNE

Çocuğun elindeki karneyi alan babanın rengi kıpkırmızı oldu.
- "Böyle bir karne getirmeye utanmıyor musun" diye söylendi. 

Çocuk kendinden emin ve gülümseyerek cevap verdi :
- "Babacığım bu karne senin, annem sandıktan çıkarmış!" 

AYŞE KADIN FASULYE



Yaşlı kadın, lüks otelin en üst katından iniyordu. Ara katlardan birinde asansör durdu. Kapı açıldı, genç ve güzel bir kız içeri girdi. Onunla Birlikte asansörü yoğun bir parfüm kokusu da doldurdu. Yaşlı kadın, parfüm kokusunu derin derin içine çekince Genç kız mağrur bir eda ile kadına baktı ve;

-" Giorgio beverly hills. Küçücük bir şisesi bile 1000 lira!" dedi.

Biraz sonra asansör gene durdu. Gene çok şık genç bir Kadın girdi. O da buram buram parfüm kokuyordu. Yaşlı kadın yine koklamaktan kendini alamadı. Yeni binen genç kadın da yaşlı kadina dönerek kibirli bir tavırla;

-" Chanel 5 numara. Mini mini bir şisesi bile 1500 lira!" dedi.

Biraz sonra asansor yaşlı kadının ineceği katta durdu. Kadın asansörden çıkmadan büyük bir gürültü çıkartarak yellendi. Sonra da asansörde kalan iki alımlı genç kadına dönerek:

- "Ayşe kadın fasulye, kilosu 4 lira" 

15 Mayıs 2011 Pazar

PAPAĞAN

Adam pet – shop’ta satın almak istediği papağanın 6000 dolar olduğunu öğrenince;

- “ Olur mu yahu..!” demiş tezgahtara “ Bin dolar vereyim yeter…”

-“ O fiyata size vereceğime denize atarım daha iyi…” demiş tezgahtar sinirlenerek,

-“ Öfff, aranızda anlaşın…” diye araya girmiş papağan, “ Yüzme falan bilmiyoruz işte… Saçmalamayın..!”